Kategorilerim
Son Yorumlar
- Türkiye Cumhuriyeti' nin Okulları "Skool" mu Olacak?
HEM KAYNAK KOYUYORSUN HEM DE .......
lost
4.sezon
lost izlenemiyor
Y. ERDOĞAN SEWEN DUYGU' DAN YORUMLAR
dokuzun hariciye koğuşı
piyes
piyes için
Bilimin Türkçesi
Son Yazılar
- Bir saat neden 60 dakikadır?
- lost karakterleri dergi kapaklarında
- prison break the complete first sesion
- prison break 1.sezon 22.bolum
- prison break 1.sezon 21.bolum
- prison break 1.sezon 20.bolum
- prison break 1.sezon 19.bolum
- prison break 1.sezon 18.bolum
- prison break 1.sezon 17.bolum
- prison break 1.sezon 16.bolum
- prison break 1.sezon 15.bolum
- prison break 1.sezon - 14.bolum
- prison break 1.sezon 13.bolum
- prison break 1.sezon 12.bolum
- prison break 1.sezon - 11.bolum
- prison break 1.sezon 10.bolum
- prison break 1.sezon 9.bolum
- prison break 1.sezon 8.bolum
- prison break 1.sezon 7.bolum
- prison break 1.sezon 6.bolum
ordan burdan
oralardan buralardan gezilerden felan nevşehirde yamaç paraşütü yapılıormuş
uçun>>>
yeni çıkan kitaplar
22/4/2008 | Kategori:sanat
Ahmet Telli/ Hüznün İsyan Olur/ Şiir / Everest Yayınları "Suya düşen bir karanfilse yüreğin |
_______________________________________________________________
| Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi 1—2—3 İhsan Işık Elvan Yayınları | ||||||||||||||||
|
Üç kalın cilt, Türkiye'nin yazarlarını anlatıyor. “Bu kadar yazar ne yazıyor?” sorusu bir yana İhsan Işık'ın çalışması türünün hem en kapsamlı hem de en 'objektif' olanı. |
__________________________________________________________________________
Araf / ELIF ŞAFAK
METİS yay. 4/2004
Fiyatı: 15.000.000TL
Kim gerçek yabancı - bir ülkede yaşayıp başka bir yere ait olduğunu bilen mi, yoksa kendi ülkesinde yabancı hayatı sürüp, ait olacak başka bir yeri de olmayan mı?
İsimlerin yabancı memleketlere ayak uydurma sürecinde muhakkak bir şeyler eksilir - bazen bir nokta, bazen bir harf ya da vurgu. Yabancının isminin başına gelenler pişmiş tavuğun olmasa da pişmiş ıspanağın başına gelenlere benzer - ana malzemeye yeni bir tat eklenmesine eklenmiştir de kalıpta gözle görülür bir çekme olmuştur bu arada. Yabancı işte ilk bu fireyi vermeyi öğrenir. Yabancı bir ülkede yaşamanın birinci icabı insanın en aşina olduğu şeye, ismine yabancılaşmasıdır.
___________________________________________________________
İçimizde Bir Yer / AHMET ALTAN
ALKIM yay. 5/2004
Fiyatı: 2.950.000TL
Siz kendi duygularınızın kölesisiniz, herkes gibi. Ama size hükmeden bu duyguları tanıyamaz, ne zaman, nerede, nasıl ortaya çıkacağını bilemezsiniz. Bir aşk, bir öfke, çıldırtıcı bir kıskançlık, dayanılmaz bir özlem bazen karanlıkların içinden çıkıp sizi esir alabilir.
Bazen, bir başka insan için kendinizden vazgeçebilirsiniz. Bazen öfkeyle kamaşır içiniz. Kendi bilinmezliğinizle yaptığınız bu karmaşık dansta adımlarınızı ayarlamak için size yardım edecek olan edebiyattır.
Size, sizi, hayatı, insanları, duyguları anlatan edebiyat. Ahmet Altan, bu kitabıyla hayatın ve insanın derinliklerindeki bütün duygu kıpırtılarını ışığa çıkartıyor. Okuyacağınız her satırda kendinize ya da bir tanıdığınıza ait bir duygunun izini, macerasını bulacaksınız. Bu kitabı okurken kendi hayatınızın hikayesini dinleyeceksiniz.
___________________________________________________________
Hayalet Hikâyeleri / Pınar Kür
EVEREST yay. 4/2004
Fiyatı: 7.500.000TL
Çağdaş Türk Edebiyatı'nın önemli isimlerinden Pınar Kür, uzun bir aradan sonra yeni öyküleriyle yeniden
okurlarıyla buluşuyor. Önümüzdeki Mayıs ayının başında yayınlanacak 'Hayalet Hikâyeleri' adlı kitapta beş uzun öykü yer alıyor. Yazarın 1997-2004 yılları arasında kaleme aldığı öyküleri içeren Hayalet Hikâyeleri'nde hayaletlerin ve hayallerin etkisi altındaki kahramanların geçmişle yaptıkları hesaplaşmalar konu ediliyor.
Yazarın ilk romanı 'Yarın Yarın' 1976 yılında yayımladı. 'Küçük Oyuncu'yla (1977) tiyatroya olan ilgisini edebiyata taşıyan yazarın üçüncü kitabı 'Asılacak Kadın' 1979'da okurla buluştuğunda müstehcen olduğu gerekçesiyle iki yıllık bir mahkeme sürecinden geçerek beraat etti. Bu romanı, 1981'de yayınlanan 'Bir Deli Ağaç' takip etti. 1984'te Sait Faik Öykü Ödülü'nü alan 'Akışı Olmayan Sular'ın ardından 'Bitmeyen Aşk' adlı romanı 1986'da çıktı. Bu kitapları, polisiye türüne dahil edilebilecek 'Bir Cinayet Romanı' (1986) ve bu kitabın devamı sayılan 'Sonuncu Sonbahar' (1993) adlı romanları izledi
___________________________________________________________________________________
İsmail Gaspıralının Fikrî Eserleri
İsmail Gaspıralı
araştırma - inceleme /Ötüken Neşriyat /İstanbul 2004
Gaspıralı bu kitapta bir araya getirilen yazılarında, günümüzde de gündemde olan bir konuyu; Türk ve İslâm dünyasının “modernleşme” problemlerini ele almakta, bu dünyanın Avrupa ve Rusya ile nasıl ilişkiler kurması gerektiğini, Rusya Müslümanlarının sosyal, siyasî ve kültürel hakları uğrundaki mücadelelerini ve kendisinin düzenlemek istediği Dünya Müslümanları Kongresi hakkındaki teşebbüs ve düşüncelerini açıklamaktadır. Derlenen bu eserleri, İsmail Bey’in Rusya Müslümanlarını tek başına değil Türk-İslâm âlemi içinde düşündüğünü ve onların çeşitli problemlerini bu bütünlük içinde çözmeye çalıştığını göstermektedir. Gaspıralı, temel görüşleri ve tavrı ile hem Türk dünyası hem de İslâm âlemi için mücadele eden bir fikir ve hareket adamı olarak karşımıza çıkmaktadır. Gaspıralı’ya göre Rusya, yönetimindeki büyük Müslüman topluluklar sebebiyle artık dünyadaki İslâm devletlerinden biri olduğu gerçeğini kabul etmeli ve Türk-İslâm düşmanlığından, onlara yönelik asimile siyasetinden vazgeçmelidir. Çünkü hem Rusya hem de İslâm âlemi, doğuda “Sarı Irk” tehdidiyle, batıda Avrupa emperyalizmi saldırganlığıyla kuşatılmıştır. Rusya ve başta Türkiye olmak üzere İslâm âlemi, bu iki büyük tehlikeden korunabilmek için aralarında ittifak yapmalıdır. Okuyucular için çok şaşırtıcı olsa da İsmail Gaspıralı, bu görüşleriyle günümüzde yeniden tartışma konusu olan “Avrasya Birliği” teorisinin kurucuları arasında yer almaktadır. Yayınevimiz, Türk ve İslâm âleminin büyük bir şahsiyeti olan İsmail Gaspıralı’yı, “Seçilmiş Eserleri” ile okuyucularımızın hizmetine sunmaktan mutluluk duymaktadır.
Necatigil Şiir Ödülü, Enis Batur’un
19/4/2008 | Kategori:sanat
Enis Batur, “Neyin Nesisin Sen” adlı kitabıyla 2008 Necatigil Şiir Ödülü’nü aldı. Seçici Kurul, Batur’un “Türk şiirine olduğu kadar dünya şiirine de açık bir şiirin zengin olanaklarını sunduğu” açıklaması yaptı.
Füsun Akatlı, Cevat Çapan, Mehmet H. Doğan, Haydar Ergülen, Doğan Hızlan, Mehmet Taner ve Tahsin Yücel’den oluşan Seçici Kurul, 2008 Necatigil Şiir Ödülü’nü, oy birliğiyle “Neyin Nesisin Sen” adlı kitabıyla Enis Batur’a verdi.
![]() |
| Necatigil |
Karar, “Türk şiirinin son dönem öncü şairlerinden olan Enis Batur, Neyin Nesisin Sen kitabında, geniş boyutlu, uzun soluklu şiirinin tüm verimlerini sergilerken, ‘şiir çabası’nın sürekli oluşunun da yetkin bir örneğini vermiştir. Türk şiirine olduğu kadar dünya şiirine de açık bir şiirin zengin olanaklarını sunan Neyin Nesisin Sen kitabı, oybirliğiyle 2008 yılı Necatigil Şiir Ödülü’ne değer bulunmuştur” açıklamasıyla duyuruldu.
Geçen yıl Kırmızı Yayınları’ndan çıkan Neyin Nesisin Sen adlı kitapta Enis Batur’un 1999-2006 yılları arasında yazdığı lirik şiirler yer alıyor.
dünya tiyatrolar günü
27/3/2008 | Kategori:sanat
Uluslararası Tiyatro Enstitüsü (ITI) tarafından 1961 yılında ilan edilen “27 Mart Dünya Tiyatro Günü” pek çok ülkede ulusal ve uluslararası bildirilerle ücretsiz oyunlar ve çeşitli etkinliklerle kutlanıyor.
Sahne sanatlarının dünya çapında bilgi ve uygulama alışverişini arttırmak, sanatsal yaratıcılığın ve üretimin gerekliliği konusunda toplumsal bilinci uyandırmak ile barış ve dostluğun sağlanmasına katkıda bulunmak amacıyla düzenlenen günün Uluslararası Bildirisi, dünya çapında başarı kazanmış bir tiyatro oyuncusu, yönetmen veya yazar tarafından kaleme alınıyor.
Yirmiden fazla dile çevrilen ve pek çok gazete, televizyon ve radyo aracılığıyla dünyanın her köşesine duyurulan Uluslararası Bildiri tiyatro oyunlarından önce okunuyor.
Uluslararası Bildiri ilk 1962 yılında Jean Cocteau tarafından yazılırken, Türkiye’de de ilk ulusal bildiri Muhsin Ertuğrul’un kaleminden çıktı.
ULUSLARARASI BİLDİRİ
Dünya Tiyatro Günü Uluslararası Bildirisi, bu yıl Kanadalı oyun yazarı, oyuncu ve sinema yönetmeni Robert Lepage’nin elinden çıktı.
Bildiride, tiyatronun kökenine dair birçok hipotez olduğunu belirten Lepage, şunları kaydetti:
“Ama benim bulduğum, masal formundan alınmış ve en düşünce-kışkırtıcı olanıydı: Bir gece, şafak vakti, bir grup insan taş ocağında ısınmak ve hikayeler anlatmak için ateşin etrafında toplanmış. Birdenbire içlerinden birinin aklına bir fikir gelmiş. Ayağa kalkmış ve kendi gölgesini kullanarak bir hikaye canlandırmaya başlamış. Taş ocağının duvarlarında ateşten gelen ışığı kullanarak gerçeğinden daha büyük karakterler yapmış. Şaşkınlıkla bakan diğerleri her yaptığını anlıyorlarmış. Güçlü ile zayıfı, can sıkıcı ile canı sıkılmışı, Tanrı’yı ve ölümlüyü...
Bugünlerde şenlik ateşinin yerini projektörün ışığı, taş ocağındaki duvarın yerini de tüm mekanizmasıyla birlikte sahne almış durumda. Tüm bu kurallara ve geleneğe dikkatlice uyan titiz insanlar olarak, bu hikaye bize tiyatronun başlangıcındaki teknolojiyi ve onu bir tehdit aracı olarak değil, birleştirici bir unsur olduğunu anlamamız gerektiğini hatırlatıyor.”
Tiyatro sanatının hayatta kalmasının onun kapasitesine, yeni araç ve dillerle kendini sürekli yeniden keşfetmesine bağlı olduğunu dile getiren Lepage, bildirisinde, “Tiyatro kendi çağının büyük olaylarına tanıklık etmeyi ne şekilde sürdürebilir ve insanlar arasındaki anlayışı ve açıklık ruhunu nasıl yaygınlaştırabilir? Hoşgörüsüzlük, dışlanma ve her türlü füzyona ve kaynaşmaya direnen ırkçılık sorunlarına karşı, kendi pratiklerinde çözümler önererek nasıl kendini onurlandırabilir? Tüm karmaşıklığıyla birlikte dünyayı anlatmak için sanatçı, yeni biçimler ve fikirler ileri sürmek ve bu kalıcı ışık-gölge oyununda insanlığın siluetini çekip çıkarma yeteneğine haiz olan izleyiciye güvenmek zorundadır. Ateşle oynadığımız, risk aldığımız doğrudur. Ama aynı zamanda bir şansı da yakalamış oluruz: Yanabiliriz. Ama aynı zamanda şaşırtabilir ve aydınlatabiliriz” ifadelerine de yer verdi.
Ayrıca, 43 yıldır faaliyet gösteren Uluslararası Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Birliği (ASSITEJ) de yönetmen Kim Woo Ok’un kaleminden çıkan bir bildiri yayımladı.
Küreselleşmenin önemine değinilen bildiride, “Tiyatro hareketini şu anki durumundan başka bir noktaya taşıyabilmek için, çocuk ve gençlik tiyatrosuna ilişkin deneyimlerin dünyanın farklı ulusları ve bölgeleri arasında daha aktif bir biçimde değiş tokuş edilmesi gerektiği” belirtildi.
“OYUN DAİMA BAŞLAR”
“Ulusal Bildiri”yi bu yıl İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni, yazar, şair ve yönetmen Orhan Alkaya kaleme aldı.
Alkaya, hazırladığı bildiride, tiyatro sanatının, hayatı sıkıcı ve ısrarcı bir düzenekten korurken, yaratıcı insandan beslendiğini kaydetti. Tiyatronun ümitsizliğin reddi olduğunu vurgulayan Alkaya, bildirisinde “Çünkü oyun daima başlar. Şimdi ve burada, yeniden, oyun başlamak üzere. Başlayalım öyleyse; hayatın gözden geçirilmiş yeni yorumlarına her zaman ihtiyacımız oldu. Bu ihtiyaç olmasaydı tiyatro ne işe yarardı ki?” diye yazdı.
DT’DEN ÜCRETSİZ TEMSİLLER
Devlet Tiyatroları (DT) Genel Müdürlüğü de Dünya Tiyatro Günü dolayısıyla 27 Mart 2008 Perşembe günü 26 oyunu ücretsiz sahneleyecek.
DT’nin 12 bölgedeki 23 sahnesinde, sürekli turne sahnesi Gaziantep ile Alanya, Muğla ve Ürgüp’teki turne sahnelerinde, oyunlar ücretsiz olarak seyirciyle buluşacak. Ücretsiz izlenebilecek oyunlar ve sahneleri şöyle:
Ankara Devlet Tiyatrosu:
Küçük Tiyatro’da “Şahane Düğün”, Şinasi Sahnesi’nde “Zorunlu Hedefler”, Akün Sahnesi’nde “Giordano Bruno”, Altındağ Tiyatrosu’nda “Bir Mahalle Ki”, İrfan Şahinbaş Atölye Sahnesi’nde “Kurban”, Oda Tiyatrosu’nda “Japon Kuklası”, Çayyolu Tiyatrosu’nda “Kanlı Nigar”.
İstanbul Devlet Tiyatrosu:
AKM Oda Tiyatrosu’nda “Savaş 2. Perdede Çıkacak”, AKM Aziz Nesin Sahnesi’nde “Ben Ruhi Bey Nasılım”, Şişli Cevahir Sahnesi’nde “Bir Anarşistin Kaza Sonucu Ölümü”, Beykoz Feridun Karakaya Sahnesi’nde “Misafir”.
İzmir Devlet Tiyatrosu:
Konak Sahnesi’nde “Kafes”, Karşıyaka Ragıp Haykır Sahnesi’nde “Dona Agata’nın Kaçırılışı”.
Bursa Devlet Tiyatrosu:
AVP Sahnesi’nde “Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz”, Oda Tiyatrosu’nda “Bir Picasso Lütfen”.
Adana Devlet Tiyatrosu:
10. Devlet Tiyatroları-Sabancı Uluslararası Adana Tiyatro Festivali.
Trabzon Devlet Tiyatrosu:
Atapark Haluk Ongan Sahnesi’nde “Düğün Ya Da Davul”
Diyarbakır Devlet Tiyatrosu:
Orhan Asena Sahnesi’nde “Papa’nın Kaçırıldığı Gün”.
Antalya Devlet Tiyatrosu:
DT Sahnesi’nde “Titanik Orkestrası”.
Erzurum Devlet Tiyatrosu:
DT Sahnesi’nde “Tehlikeli Saplantı”.
Konya Devlet Tiyatrosu:
DT Sahnesi’nde “Resimli Osmanlı Tarihi”.
Sivas Devlet Tiyatrosu:
DT Sahnesi’nde “72. Koğuş”.
Van Devlet Tiyatrosu:
Kültür Merkezi Sahnesi’nde “Kırkından Sonra”.
Gaziantep Devlet Tiyatrosu Turne Sahnesi:
Onat Kutlar Sahnesi’nde “Hastalık Hastası”.
Alanya:
Antalya Devlet Tiyatrosu yapımı “Ehliyet Senin Neyine Dön Şinasi Evine”.
Muğla:
İzmir Devlet Tiyatrosu yapımı “Teyzesi”.
Ürgüp:
Konya Devlet Tiyatrosu yapımı “Pusuda Öç”.
Sanatseverler, ücretsiz biletlerini Devlet Tiyatroları gişelerinden ya da ilgili müdürlüklerden temin edebilecekler.
BAKAN GÜNAY ADANA’DA KUTLAYACAK
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın da 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nü Adana’da, “Devlet Tiyatroları Sabancı Uluslararası Adana Tiyatro Festivali”nde kutlayacak.
Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü ve Hacı Ömer Sabancı Vakfının iş birliğiyle bu yıl 10’uncusu düzenlenen ve Dünya Tiyatrolar Günü’nde başlatılan festivalin, “10. Yıl Ödül Töreni” ve Yıldız Kenter’e “60. Sanat Yılı Ödül Töreni”, bugün yapılacak.
Ankara, Erzurum, Antalya, Ankara ve İstanbul devlet tiyatrolarının yanı sıra özel tiyatro topluluklarının katılacağı festivalde, 7’si yabancı 17 topluluk tarafından 19 oyun sahnelenecek.
-
<<Önceki Sayfa
|1/2|



